Zehra Sazaver – Paradoks
Rize/Merkez, Şehit Erhan Dural KAİHL
Güçlü olanın zayıfla beslendiği bir dünya.
Aç kurtların arasında kalmış bir koyunun yapabileceği iki şey vardır: kabullenerek ölmek ya da kabullenmeden ölmek. Cehennem diye tanımladığımız bir yerin parçası olduğunu bu dünyanın.
Son derece basit bir dünya, yaşa ya da öl.
Son derece karmaşık bir dünya, hayatını anlamlı kılmak için yaşa ya da ölümünü anlamlı kılmak için.
Son derece basit bir dünya, kork ya da korkut.
Son derece karmaşık bir dünya, kendi varlığını bile ispatlayamayan bu türün kölesi ol ya da kendini bile tanımayan bu türün bir parçası olarak zulüm et.
Belki de karmaşık dediğimiz kavram basitken, basit şeyler sadece başlangıçtı.
İnsan, birey, halk, ülke, kıta, dünya, gezegen, galaksi, uzay, evren…
Referans noktamız neresi?
Âcize el uzat ya da aciz ol.
Deliye el uzat, deli ol ya da deliden kaç.
Mutsuza el uzat, mutsuz ol, mutsuzdan kaç ya da mutsuza zulüm et.
Korkmuşa el uzat, korkan ol, korkandan kaç, korkana zulüm et ya da korkanı evrimleştir…
Tıpkı kendin gibi.
Paradoksumuzu yarattık, asla kapanmayacak.
İşte o gün insanoğlu hatırladı, kurtların boyunduruğu altında duydukları korku ve kafesteki kuşlar gibi yaşamanın verdiği aşağılanmayı…