Rize, Merkez, Şehit Nedim Çalık Ortaokulu

Siz hiç gittiğiniz bir yolu unuttunuz mu? Bazen tanıdık bir patika, yıllar sonra yeniden adımlandığında artık yabancı gelir insana. Hafızamızın kuytularında bir zamanlar güvenle yürüdüğümüz yollar silinir; yerini bilinmezliğe bırakır. Acaba adım attığımız bu bilinmezlik, bize unutulmuş bir bilginin, yıllar önce dokunduğumuz bir hayalin izlerini fısıldayacak mı diye düşünürüz. İşte tam da böyle bir noktada, TÜBİTAK 4006 sürecine uzun bir aradan sonra yeniden başlamak, zamana gömülmüş tecrübeleri hatırlamaya çalışmak gibiydi.
Her şey bir karar anıyla başladı; ama o kararın ardından gelen sessizlikte, öğretmenlerin zihinlerinde büyüyen bin bir düşünce vardı. Süreci yönetecek bilgimiz sınırlıydı, kaynaklarımız kıttı, görevler fazlaydı ve tüm bunlar hem öğretmen hem öğrencilerimizin gözlerinde fark edilir bir ağırlık, yüzlerine de endişe olarak yansımıştı.

Neyse ki bu kez yalnız değildik… Kimi zaman sabaha karşı çayla uyanmış bir beyin fırtınasında, kimi zaman “bu başlığı biraz toparlasak mı?” diye sorduğumuz anlarda; bir yerlerde bir yapay zekâ bizlere sessizce el sallıyordu: “Merak etmeyin, buradayım!” ChatGPT gibi dijital yol arkadaşlarıyla paragraflar düzeldi, başlıklar toparlandı, düşünceler berraklaştı. Bilimsel heyecanla karışan bu yeni nesil destek, öğretmenlerin sırtındaki yükü biraz hafifletti, yüzlere fark ettirmeden bir tebessüm serpti. Başlarda var olan endişe yerini başka duygulara bıraktı: Ortak çabanın getirdiği dayanışmaya, küçük başarıların verdiği inanca, öğrencilerin parlayan gözlerinden yansıyan heyecana…

Ve şimdi, gelin bir köy okulunun kurak görünen topraklarında yıllardır sessizce bekleyen bilgi pınarının nasıl coşkuyla yeniden canlandığına tanık olalım. Filizlenen fikirlerin, umutla sulanan emeklerin, yapay zekânın dokunuşuyla parlatılan cümlelerin ve bilimle yeşeren bir okulun hikâyesine hep birlikte adım adım yürüyelim…

Fikirlerin Mayalandığı Yer; Kurul Toplantısı ve İlk Kıvılcım: Yeni eğitim-öğretim yılına ilişkin planlamalarında yapıldığı sene sonu öğretmenler kurulu toplantısında okul idaresi tarafından önemli bir karar duyuruldu. “ Yeni eğitim yılında Tübitak 4006 bilim fuarı düzenlenecektir.” Bu açıklama bir köy okulunun bilimsel heyecanla tanışmasının ilk adamıydı  ve öğretmenler projeye dair fikri hazırlık sürecini erkenden dahil edildi.

Sene Başı Hazırlığı; Bilimsel Bilinç Oluşuyor: Eylül ayında yapılan sene başı öğretmenler kurulu toplantısında, haziran ayında alınan ve okul müdürü tarafından yeniden hatırlatılan TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarı kararı gündeme alındı. Bu kararın yeniden gündeme taşınmasıyla birlikte bazı öğretmenlerin zihinlerinde belirsizlikten kaynaklanan bir endişe oluştu; bu duygunun etkisi zaman zaman yüz ifadelerine de yansıdı. Öğretmenlerin bu kaygılarını gidermek ve sürece dair güven duygusunu pekiştirmek amacıyla, TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarı bilgilendirme semineri düzenlenmesine karar verildi. Bu kapsamda okul idaresi, TÜBİTAK 4006 sürecinde deneyimli bir öğretmenle iletişime geçti ve uygulamalı, sunum destekli bir eğitim semineri organize edildi. Gerçekleştirilen bu seminer sayesinde katılımcı öğretmenlerin süreç hakkındaki farkındalıkları artırıldı; belirsizlik yerini bilgiye, endişe yerini heyecana bıraktı. Aynı zamanda, okulumuzun TÜBİTAK 4006-A için gerekli başvuru koşullarını sağladığı da netlik kazandı.

Görevlendirme; Liderlik ve Gönüllülük: Seminer sonrası yapılan değerlendirme toplantısında, önceki dönem kılavuzunda da belirtildiği üzere; araştırmaya yatkın, enerjisi yüksek, süreç odaklı düşünen, iletişim becerileri güçlü ve tarafsız bir yaklaşım sergileyebilecek gönüllü öğretmenler arasından proje yürütücüsü belirlenmesine karar verildi. Bu doğrultuda, okulumuzun sosyal bilgiler öğretmeni gönüllü olarak tüm sorumluluğu üstlendi ve bilim fuarı sürecini koordine etmeye başladı. Böylece, proje yürütücülüğünün yalnızca fen veya matematik öğretmenlerinin yürütebileceği yönündeki yerleşik algı da kırılmış oldu. Bilimsel merakın branş tanımadığı, disiplinler arası bakış açısının önem kazandığı bu süreçte; sosyal bilimlerin üretkenliğiyle, organizasyonel gücüyle ve insan odaklı yaklaşımıyla da ne denli güçlü katkılar sunabileceği bir kez daha görünür hale gelecekti.

Yürütücünün Arbis Kaydı ve Başvuru Süreci: TÜBİTAK 4006 başvurusunun yapılabilmesi için proje yürütücüsünün mutlaka ARBİS ‘e(Araştırmacı Bilgi İletişim Sistemi)  kayıtlı olması gerekmektedir. Kaydı bulunmayan yürütücüler için sistem üzerinden yeni hesap oluşturulurken, mevcut hesabı zaten var olan yürütücümüz ARBİS sistemine giriş yaparak gerekli güncellemeleri gerçekleştirdi. Bu teknik adımların tamamlanmasının ardından, proje yürütücüsü tubitak.bilimiz sayfası üzerinden yürütücü ve okul bilgilerini girerek resmi başvuru sürecini başlattı. Sürecin daha sağlıklı ilerlemesi adına yürütücü, il ve ilçe TÜBİTAK 4006 WhatsApp iletişim grubuna dahil edildi. Böylece, AR-GE biriminde görevli uzmanlardan anlık destek alabileceği, sorularına hızlı yanıt bulabileceği bir iletişim ağına kavuştu. Bu grup yalnızca bir haberleşme platformu değil, aynı zamanda yürütücünün karşısına çıkabilecek belirsizliklerde yolunu aydınlatan bir rehber, sürecin yoğunluğunda elini tutan bir kılavuz oldu. Yani proje yürütücüsü de yalnız değildi; arkasında bilgiye dayalı bir destek, yanında ise adımlarını güçlendiren bir yol arkadaşlığı vardı.

Doğru Bilgiyle Sağlam Adımlar; Sürece Hakimiyet Başarının Anahtarıdır: Bilim fuarına hazırlanmak, yalnızca yaratıcı fikirler üretmekten ibaret değildir. Bu yolculuk; süreci doğru anlamayı, kuralları bilmeyi ve sağlam bir planlama yapmayı da zorunlu kılar. Çünkü bir fikrin toprakla buluşup yeşermesi için sadece hayal değil, aynı zamanda bilgi ve bilinç gerekir. Bu anlayışla, proje yürütücüsü tarafından okul idaresi ve danışman öğretmenlerin dahil edildiği TÜBİTAK 4006 Bilgilendirme WhatsApp grubu kurularak iletişim zemini güçlendirildi. Ardından, 11. Dönem Çağrı Kılavuzu yürütücü tarafından detaylı biçimde incelenerek, danışman öğretmenlere yönelik çevrim içi ortamda TÜBİTAK 4006-A 1. Bilgilendirme Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantı, yalnızca bir bilgilendirme oturumu değil; aynı zamanda belirsizliklerin sisini dağıtan, zihinlerdeki soruları berraklaştıran ve yüzlerde beliren tedirginliği silip yerine güven yerleştiren bir dönüm noktasıydı. Özellikle proje türlerine dair sunulan somut örnekler, öğretmenlerin projeler arasındaki farkları daha net kavramasını sağladı. Böylece, danışman öğretmenler yalnızca proje yazımına değil, aynı zamanda sürece daha bilinçli, daha emin ve daha heyecanlı adımlarla dahil oldular. Eğitim ve bilgilendirme, bu noktada sadece bilgi vermekle kalmadı; aynı zamanda sürece ruh ve yön kazandıran birer meşale oldu.

Bilimle Tanışan Zihinler; Öğrencilere Yönelik Bilgilendirme Eğitimi: Proje yürütücüsü öğretmen, TÜBİTAK 4006-A Bilim Fuarı Kılavuzu kapsamında, öğrencilerin süreci doğru anlayabilmesi ve fikir üretme aşamasına sağlıklı bir şekilde geçebilmesi için ortaokul kademesini kapsayan bir bilgilendirme sunumu gerçekleştirdi. Bu sunum, sınıf düzeylerine göre ayrı ayrı ya da okul konferans salonunda bir ders saati süresince uygulanabilecek şekilde planlandı. Sunum boyunca öğrenciler; gözlem yapma, soru sorma, merak ettiklerini sorgulama ve çözüm üretme gibi bilimsel düşünmenin temel basamaklarına adım adım aşinalık kazandılar. Ancak bu etkinlik, yalnızca teknik bir aktarım değildi; sınıfta yükselen heyecanın, gözlerde parlayan fikir tohumlarının hissedildiği bir buluşmaydı. Yıl boyunca verdikleri emekle hazırladıkları proje ve performans ödevlerini daha da geliştirme fikri, öğrencilerin iç dünyasında yeni bir kapı araladı. “Acaba bu ödevim bir TÜBİTAK projesine dönüşebilir mi?” sorusu, pek çoğunun zihninde tatlı bir kıpırtıya dönüştü. Bilim, artık kitap sayfalarından ibaret değildi onlar için; dokunulabilir, geliştirilebilir ve kendi elleriyle şekillendirebilecekleri canlı bir yolculuğa dönüşmüştü. Bu sunum, çocukların gözünden bakıldığında bir ders saati değil; hayallerle bilimin el sıkıştığı bir başlangıç anıydı.

Üreten Eller, Yön Veren Rehberler – Projelerin Yazımı ve Sisteme Hazırlanması: Bilgilendirme sürecinin ardından öğrenciler, danışman öğretmenlerinin rehberliğinde projelerini şekillendirmeye başladı. Danışman öğretmenler bilgilendirme toplantısında belirtildiği gibi TÜBİTAK’ın belirlediği başlıklar ve kriterlere uygun şekilde proje metinlerini proje sahibi öğrencilerle hazırlayarak belirlenen takvim doğrultusunda yürütücü öğretmene teslim edilmesini sağladı. Yürütücü öğretmen, her projeyi dikkatle inceledi; eksik ya da hatalı bölümlerle ilgili danışmanlara yapıcı geri bildirimlerde bulundu. Bu sayede projeler, başvuruya hazır hâle gelmeden önce son hâline kavuşturuldu. Eksikleri tamamlanan, uygunluğu sağlanan, veri toplama izin belgeleri alınan projeler, TÜBİTAK Bilimiz başvuru sistemine fuar alt projeleri başlığı altına yürütücü tarafından sırasıyla yüklendi. Tüm projeler sisteme eksiksiz girildikten sonra başvuru son kontrollerle birlikte yürütücü tarafından onaylandı. Artık sırada, her okulun heyecanla beklediği o an vardı: TÜBİTAK’ın değerlendirme ve onay süreci.Yürütücü, danışman öğretmenler ve öğrenciler, emek verdikleri projelerin kabul edilip edilmeyeceğini umutla ve gururla beklemeye başladı.

Hayal Gerçekle Buluşuyor – Bilim Fuarı Hazırlıkları Başlıyor: Veeeee o beklenen haber geldi…
Okulumuz, TÜBİTAK tarafından desteklenmeye hak kazanan projeler ve okullar arasında yer aldı. Bu gurur verici gelişmeyle birlikte bilim fuarı hazırlıkları resmen başladı. Proje yürütücüsü tarafından desteklenmeye hak kazanan projelerin uygulanma sürecine ilişkin klavuzda yer alan yönlendirmeler doğrultusunda çevrim içi ortamda danışman öğretmenlere yönelik Tübitak 4006 A 2. Bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. E imza sürecinin tamamlanması, proje destek miktarının yürütücü hesabına yatırılmasıyla birlikte de danışman öğretmenler, öğrencileriyle birlikte projelerini, TÜBİTAK Bilim Fuarı Kılavuzu’nda belirtilen sunum poster şablonlarına uygun şekilde hazırlamaya koyuldu. Bu süreçte çiçeğimiz böceklendi, robotumuz arıza verdi, çileklerimiz çürüdü derken her bir öğrencimizin kalbinde, ruhunda ve hayallerinde filizlenen projeler; anlaşılır, görsel olarak zengin ve bilimsel bir dilde anlatılacak şekilde sunumlara dönüştürüldü. Yürütücü öğretmen ise sürecin organizasyonel ayağını koordine etmeye başladı:

  • Posterlerin baskı süreci planlandı.
  • Öğrencilere verilecek tişört, şapka, yaka kartlıkları sipariş edildi.
  • Davetiyeler hazırlandı ve okul içi-dışı paydaşlara ulaştırıldı.
  • Sergi alanı planlanarak, masa yerleşimi ve pano düzeni üzerinde çalışmalar yapıldı.
  • Tören akışı ve açılış programı taslağı oluşturuldu. Fuar böylece  sunum etkinliğinin ötesine geçerek; öğrencilerin emeğini, öğretmenlerin rehberliğini, bilimin heyecanını ve köy okulunun azmini sergileyecek bir şölene dönüştürüldü.

Bilimin Bayramı – Fuar Günü Coşkusu: Aylar süren emek, sabır ve özveri…
Ve sonunda beklenen gün geldi çattı: Bilim Fuarı Günü!

Sabahın erken saatlerinden itibaren okul binasında tatlı bir telaş, 1. ve 2. katlarda heyecanlı bir hazırlık vardı. Proje stantları özenle yerleştirildi, posterler sergilendi, yaka kartları takıldı, şapkalar düzeltildi. Velilerimizin misafirlerimiz için özenle hazırladığı ikramlıklar, karşılama çikolata ve kolonyası derken, kısacası tüm detaylar hazırdı; sıra bilimi anlatmaya gelmişti. Fuarımıza; İl Milli Eğitim Müdürümüz Halil İbrahim AKMEŞE, çevre okullardan gelen idareciler, veliler, misafirler, öğretmenler ve en önemlisi de emek veren öğrenciler büyük bir katılımla iştirak etti. Açılış konuşmalarının ardından öğrenciler, kendi projelerini büyük bir özgüvenle tanıttılar. Her biri kendi çalışmasının sahibi, sunumunun anlatıcısıydı. Soru soran misafirlere verilen yanıtlar yalnızca bilgi değil; aynı zamanda heyecan, özveri ve gurur taşıyordu. Fuara gelen her konuk, öğrencilerin emeğine ve okulun bu büyük başarısına hayranlıkla tanıklık etti.

Koridorlarımız bir günlüğüne bilimle atan bir yüreğe, üreten çocukların laboratuvarına dönüşmüştü. Bu gün, yalnızca bir sergi değil; bir köy okulunun “Biz de varız!” diyerek bilime açtığı kapının en güçlü göstergesiydi. Koridorlarda dolaşan meraklı bakışlar, proje stantlarında duran öğrencilerin heyecanı kadar derindi. İşte o kalabalığın arasında, dikkatle izleyen bir isim vardı: Mehmet Amca sade bir izleyici değil; yılların tecrübesiyle geleceği koklayan bir gönül adamıydı. Öğretmenin gözlerinde parlayan içten coşkuya, titizlikle örülmüş her detaya baktı ve gülümsedi.

“Heyecan varsa, hayat vardır… Üretim varsa, umut vardır,” dedi.
Ardından gözlerini öğretmene çevirip yavaşça ekledi:“Siz sadece öğrencilerin değil, hepimizin yüreğine umut ektiniz öğretmenim. Geleceğe atılan her adımda, sizlerin serptiği tohumlar yeşerecek.” O anda anlaşıldı ki, bir öğretmenin taşıdığı heyecan sadece bugünü değil, yarını da aydınlatan bir meşaleydi.Ve bir köşede sessizce fuarı izleyen bir anne…
Kendi çocuğunun, standın önünde bir araştırmacı gibi konuştuğunu, soruları büyük bir olgunlukla cevapladığını izlerken, yıllardır evde fark edemediği birçok yönüyle de ilk kez karşılaşıyordu. Gözlerinden sessizce süzülen yaşlar, yalnızca bir gururun değil; aynı zamanda “Benim çocuğumun içinde bir bilim insanı varmış” demenin tarifsiz duygusuydu.

Tabi ki çevre okullardan gelen öğrencilerimiz, gördükleri her projede “Ben de yapabilirim” diyerek içten içe büyüdüler. “İyi ki yapılmış bu fuar” cümlesi, hem konukların dilinde hem de kalplerindeydi. Belki de en kıymetlisi, köyünün sınırlarını hiç aşamamış bir öğrencinin, o gün kendi iç sınırlarını aşmasıydı. “İlk kez kendimi kendim gibi hissettim” diyen bir çocuğun sesinde yankılanan şey, sadece bir projenin değil; ait olma duygusunun, kendini gerçekleştirme heyecanının ve hayallerin sessizce büyüdüğünün ifadesiydi. İşte bu yüzden, gerçekleştirdiğimiz bilim fuarı bir etkinlik değil; bir dönüşüm, bir uyanış, bir ilham hikâyesiydi.

Editör: İsmail Şimşek