Mehtap Özkan – Şehre Yağmur Düşüyor
Rize, Ardeşen, Ardeşen Atatürk Anaokulu
Şehre yağmur düşüyor, aklıma çocukluğum…
Bozkırın ortasında yükselen sesler, ninniler, ağıtlar ve ahlar… Turuncu, yeşil, kahverengi çocukluğum… Geceleri ayazda üşüyen ellerim…
Şehre yağmur düşüyor ve aklıma çocukluğum…
Varsın olmasın çeşit çeşit, rengârenk elbiselerim. Olmasın mavi saçlı bebeğimden başka oyuncağım. Olmasın küçülen kırmızı kalemimin yerine koyacağım yedek bir kalemim. Boynuma astığım, kaybolacak diye korktuğum yeşil silgim…
Bozkırın ortasında çocuk olmak zordu. Mavi önlüklü bir öğrenci olmak zordu; kar dizime kadarken ve çizmelerim haddinden kısayken… Hayat zordu ama zorluklar yıldırmadı bizi. Büyüdük; arkamıza bile bakmadan büyüdük.
Ama ben büyümek istemedim ki! Büyüdüm diye mi unutuldu hayallerim? Onun için mi kayboldu mavi saçlı bebeğim? Büyüdüğüm için mi şekilden şekle girmez oldu pamuktan bulutlarım? Büyüdüm diye mi küçüldü anneme kızıp saklandığım yonca bahçelerim?
Kahve yapmadığınız o küçük kız çocuğu değilim artık. “Kahve içersen düğününde kar yağar” diye korkuttuğunuz o sarı saçlı küçük kız çocuğu değilim ben. Saçlarımı at kuyruğu yapmıyorum artık; dağınık olsun benim gibi, duygularım gibi… Yorganımı çekmiyorum gözlerime kadar artık; korkmuyorum da üşümüyorum da… Papatyalar takmıyorum saçlarıma.
Büyüdüm…
Koşa koşa büyüdüm, düşe kalka büyüdüm. Ama o sarı saçlı çocuğu çok özlüyorum. Çocukluğumu özlüyorum.