Rize, Merkez, TOBB İlkokulu

İlkokullarda 2023–2024 eğitim-öğretim yılı itibariyle yazılı sınavlar tamamen kaldırılmıştır (9/9/2023 tarihli ve 32304 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yönetmeliğe göre). Yeni müfredat, Maarif Modeli çerçevesinde beceri temelli biçimlendirici (formative) değerlendirme anlayışına dayanmaktadır. Bu modelde temel amaç, öğrencinin yalnızca bilgiye sahip olması değil; bu bilgiyi kullanma, analiz etme, yorumlama ve üretme becerilerini geliştirmesidir (Black & Wiliam, 1998).

Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, değerlendirmenin bir süreç olmasıdır. Öğrencinin gelişim süreci boyunca aldığı dönütlerle kendini izlemesi ve geliştirmesi, modelin temelini oluşturur. Dönüt (ileri dönüt- geri dönüt) olmadan öğrenme tamamlanamaz; çünkü öğrenci kendi gelişimini fark etme olanağından mahrum kalır (Hattie & Timperley, 2007).

Bu nedenle öğretmenlerin rolü artık yalnızca değerlendiren değil, rehberlik eden ve yönlendiren bir yapıya dönüşmektedir. Öğrencinin hatalarını düzeltmesi, ilerlemesini görmesi ve öğrenme sürecini sahiplenmesi için sürekli, yapıcı ve geliştirici dönütler şarttır. Yapacağı etkinliklerin değerIendirmesi soncunda yaptığı çalışmalarda kendini gerçekleştirilen ve bir üst aşamaya hazır olan öğrenci için farklılaştırma ve zenginleştirme yaparken, zorlanan öğrenci için de basitleştirme yaparak onun da kendisini ifade etmesine yardımcı olmalıdır.

Nereden Başlamalıyım?

Aslında cevap öğretmenin kendisindedir. Beceri temelli değerlendirmeler, öğrencilerin yalnızca bilgiyi ezberlemelerini değil, bunu gerçek yaşam bağlamlarında uygulamalarını hedefler. Öğretmenlerimizin birçoğu sınıf içinde yaptığı çalışmalarda beceriye yer vermesine rağmen bunları kayıt altına almadığı ve bunlarla birlikte çocuklara dönüt vermediği ya da verdiği dönütü takip edip tekrar süreci kontrol etmediği gözlemlenmiştir. Aslında öğretmen yaptığı güzel çalışmaları kayda alıp planlamadığı için ve süreci takip etmediği için boşa gitmiştir. Oysa çalışmaları kayıt altına alıp takip etse ve yönetse muazzam bir çalışma ortaya çıkaracak. Öğretmen bundan sonra yapacağı süreç odaklı etkinliği planlayıp bunu değerlendirdikten sona mutlaka dönüt vermeli ve dönütü takip edip dönütün sürecini de değerlendirmeli.

Unutmayalım! Öğrenci, öğrendiği kavramı anlamlı bir duruma transfer ettiğinde gerçek öğrenme gerçekleşir (Wiggins, 1990).

Bu tür değerlendirmelerde öğrencinin analitik düşünme, eleştirel düşünme, yaratıcı problem çözme gibi üst düzey becerileri ölçülür. Amaç, öğrencinin bir sınav anındaki performansını değil, öğrenme süreci boyunca gösterdiği gelişimi değerlendirmektir (Shepard, 2000).

Beceri temelli ölçme yaklaşımı, öğrenciyi öğrenmenin merkezine yerleştirir. Öğrenci yalnızca öğrenenin değil, aynı zamanda değerlendirilen ve kendini değerlendiren bir bireyin rolünü üstlenir (Brookhart, 2011).

Uygulanabilecek Değerlendirme Araçları

Bu süreçte öğretmenler için birçok araç kullanılabilir, ilk akla gelenler:

  • Performans görevleri ve projeler, öğrencinin gerçek yaşamla bağlantı kurmasını sağlar. Burda özgün ve çocuğun yaptıkları öne çıkarılmalı. Özgün olanlar takdir edilmeli. Veli desteği ile yapılanların önüne geçmek için gerekli araştırma ve malzemeler dışardan tedarik edildikten sonra okulda öğretmen rehberliğinde yapılabilecek seviyeye uygun görevler hazırlanmalı.
  • Anekdot kayıtları ve öğretmen gözlemleri, öğrencinin duyuşsal gelişimini anlamak için kullanılır. Ay ay hatta dönemsel gelişim takibi için bir eşsiz kaynak olabilir. Bizim çocuklarımız ilkokul çocuğu için somuttan soyuta geçiş dönemlerinin takibi için yapılmalı.
  • Kontrol listeleri ve dereceli puanlama anahtarları (rubrikler), objektif değerlendirme sağlar. Her etkinlik planından sonra bunları ölçeklere vurup önümüze düşen bir araçtır. Çoğu öğretmenimiz ilk başlarda yorulsa da yaptıkça pratik kazanır.
  • Tanımlanmış ağaç, kavram haritası ve portfolyo değerlendirmeleri, öğrencinin öğrenme sürecini belgelemeye yardımcı olur. Öğrenme sürecinde yaptığımız etkinlikler süreükleyici ve etkileyici olur.

Bunlar sadece öneri amaçlıdır. Daha birçok ölçme aracı ve değerlendirme yöntemleri kullanılabilir. Öğretmenimiz kendini geliştirdikçe farklı etkinlikler planladıkça bunları farklılaştırıp kendine en uygun olanı daha profesyonel olarak kullanabilir.

Bu tür yöntemler, biçimlendirici değerlendirme yaklaşımının birer bileşenidir. Biçimlendirici değerlendirmenin öğrencinin öğrenme motivasyonunu ve öz-düzenleme becerilerini önemli ölçüde artırdığını vurgulamaktadır.

Becerilere Dayalı Değerlendirmenin Önemi

Beceriye dayalı değerlendirme yaklaşımı, öğrencinin yalnızca akademik başarısını değil; aynı zamanda yaşam becerilerini, sosyal iletişimini ve problem çözme yeteneğini de geliştirir. Bu tür değerlendirmeler, öğrencilerin öğrenmeyi öğrenme becerilerini destekler (OECD, 2018).

Öğrenci, teori ile pratiği birleştirir, öğrenmenin anlamını kavrar ve yaşam boyu öğrenen birey hâline gelir. Shepard (2000), bu tür bir değerlendirmenin öğrencileri yalnızca sınavlara değil, hayata hazırladığını belirtmiştir.

Süreci Güçlendiren Yaklaşımlar

  1. Biçimlendirici Değerlendirme Döngüsü: Öğretmen, öğrenciden aldığı bilgiyi sürekli analiz eder, eksikleri belirler ve yeni öğrenme fırsatları oluşturur (Sadler, 1989).
  2. Özgün (Authentic) Değerlendirme: Öğrenciler, gerçek dünya problemleriyle karşılaşarak bilgiyi uygulama fırsatı bulurlar (Wiggins, 1990).
  3. Dinamik Değerlendirme: Vygotsky’nin “Yakınsal Gelişim Alanı (ZPD)” kavramına dayalı olarak, öğrencinin potansiyel gelişim düzeyi ortaya çıkarılır (Lantolf & Poehner, 2004).
  4. Kanıt Merkezli Tasarım (Evidence-Centered Design): Değerlendirmenin hangi beceriyi ölçtüğü, hangi kanıtlara dayandığı ve nasıl yorumlandığı sistematik biçimde planlanır (Mislevy, 2003).

Sonuç: Ölçen Değil, Geliştiren Bir Eğitim Modeli

Sınavsız ölçme-değerlendirme süreci, öğretmenler için bir meydan okuma gibi görünse de aslında bir fırsattır. Çünkü bu model, öğrencinin bireysel farklılıklarını tanımayı, güçlü yönlerini geliştirmeyi ve zayıf yönlerini desteklemeyi mümkün kılar.

Öğretmen artık bir “not verici” değil; öğrencinin gelişim yolculuğunda rehber, kolaylaştırıcı ve öğrenme ortağıdır (Black & Wiliam, 1998; Brookhart, 2011).

Bu yeni yaklaşım, her öğrencinin potansiyelini açığa çıkararak adil, insancıl ve sürdürülebilir bir öğrenme kültürü inşa etmeyi amaçlar.

Editör: İsmail Şimşek