Başak Çalışkan Kabiloğlu – Pal Sokağı Çocukları
Rize, Merkez, Hasan Kemal Yardımcı Denizcilik MTAL
“Dünyanın bütün çocukları Pal Sokağı’ndandır.” der yazar, dünyaca ünlü çocuk kitabının ön sözünde. Çocukken bu cümleden etkilendiğimi hatırlıyorum ama ne demek istenildiğini tam olarak anlayabilmiş miydim? Emin değilim. Şimdi bir yetişkin, bir eğitimci ve bir anneyken Pal Sokağı’ndan olmanın ne demek olduğunu düşünüyorum. Daha doğrusu bir sokağa ait hissetmenin ne olduğunu…
Dünyanın her yerindeki Pal Sokakları… O sokaklarda örselene örselene büyüyen, kimi yoksulluk ve yoksunlukla sınanan, kimi bir melodramın başkahramanına dönüşen, kimi mazlum kimi acar çocuklar… Arsa ile imgeleşmiş bir ideale sahip çocuklar… Arsa uğruna dostluğu, cesareti, mücadeleyi, sadakati ve ihaneti öğrenen çocuklar; çocukluğumuz…
Herhangi bir şey için mücadele etme fikrinden bahsedemiyoruz artık çocuklar için. Çünkü artık **“arsa”**lar yok. Beton sevdası yalnızca somut bir çoraklık yaratmakla kalmadı; insanların, özellikle çocukların zihinlerini ve hayallerini de çoraklaştırdı. Birbirinin tıpatıp aynısı yaşamlara, tekdüze alışkanlıklara sahip çocukların, büyüdüklerinde birbirlerine anlatacakları bir hikâyesi de olamadı elbette. Aynı sözcüklerle konuşup aynı şeyleri düşündüler, aynı şakalara gülüp aynı sözcüklerle öfke duydular. Sevgililerine aynı mesajları yazdılar. Sonra aynı sebeplerle, aynı şekillerde ayrıldılar. Bu aynılık, bu zihinsel çoraklık, bu hikâyesizlik belki de zamane çocuklarının en büyük handikabı. Ve elbette bizim de en büyük kabahatimiz.
Biz, yani bu çağın çok bilmiş yetişkinleri; çocukların elinden aldığımız **“arsa”**nın yerine parlak, steril ve güvenlikli beton kutular inşa ettik. Ellerine dijital balonlar tutuşturduk. Onlara sadakati, dayanışmayı ve mücadeleyi öğreten doğal okulu kapattık. Oysa Pal Sokağı’nın Nemecsek’i, küçük bir arsa uğruna ölerek onurunu kazanmıştı; arsa bir idealdi ve ideal ancak farklılıkların çarpıştığı, hikâyelerin örüldüğü, yani betonlaşmamış bir **“arsa”**da yeşerebilir.
Bizim yeniden Boka’nın bilge liderliğine, Gereb’in pişmanlığına, Nemecsek’in adanmışlığına ihtiyacımız var. Bizim yeniden yaşamı elleriyle kavrayacak ve tüm ruhlarıyla duyumsayacak çocuklara ihtiyacımız var. O çocuklar var; bir ıslığımızla koşup gelecekler saklandıkları yerden. O çocuklar Pal Sokağı’nı terk etmezler çünkü. Çünkü dünyanın bütün çocukları Pal Sokağı’ndandır.